Tarihçemiz

Narlıca Köyü, 6360 sayılı kanun gereği mahalleye dönüşmüş önemli bir yerleşim birimidir. İznik’in fethinde stratejik bir rol üstlenen köy, nöbetçi köy(derbent noktası) olarak bilinir ve lojistik desteğin kısıtlanmasıyla savaşın kazanılabilmesi için önemli bir noktada konumlanmıştır. Tarihi boyunca İznik Gölü’nün kuzeyinde yer alarak, Orhangazi’ye 22 km mesafede bulunan köy, zeytincilikle geçimini sağlamıştır.

Sultan II. Beyazıd’ın kızı Hatice Sultan tarafından vakfedilen köy, İstanbul’daki camisine de vakfedilmiştir. 1762 yılında Sadrazam Şehid Ali Paşa’nın babası Haşim Ağa tarafından inşa edilen cami ve okul gibi kültürel yapılar köyün tarihini ve kültürel mirasını yansıtmaktadır.

1530 yılı tahrirat defterine göre köyün adı “Narlı” olarak geçmekte olup, köyün geçmişi İznik’e bağlı bir yerleşim olarak uzanmaktadır. 1992 yılında belediye örgütü kurularak belde statüsü kazanmış ve köy, imar planı 1994 yılında tasdik edilerek modernleşme sürecine girmiştir.

Kurtuluş Savaşı sırasında çetelerce kısmen yakılan köy, yeniden inşa edilmiş ve günümüzde zengin bir kültürel ve tarihi mirasa sahip olan köy, şoförlük gibi mesleklerin yaygın olduğu bir yerleşimdir. Ocak 2011 itibariyle köyde 4 memur ve 7 daimi işçi olmak üzere toplam 11 kişi çalışmakta, araç-gereç ve bina durumu yeterli seviyededir. Ancak, altyapı ve içme suyu konularında eksiklikler bulunduğu belirtilmiştir. Köyde itfaiye hizmeti de mevcuttur, bu da güvenlik açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır.

Kurtuluş Savaşı sırasında önemli bir rol oynamış olan Halit Paşa, Süvari Birliklerinin başında bulunmuş ve “Delibaş” lakabıyla tanınmıştır. Özellikle Orhangazi bölgesinde köylerin kurtuluşunda etkili olmuş ve Kuvayi Milliye’nin bu bölgedeki ana komutanlarından biri olarak kabul edilmiştir.

Halit Paşa’nın savaş tarzıyla ilgili anlatılanlar arasında, kendisinin iki tabanca taşıdığı bilgisi bulunmaktadır. Sol tarafında bulunan tabancayı, askerlerden kaçan veya düşmanla iş birliği yapanlara karşı kullanarak bizzat ölüm emrini verir ve işlemi uygularmış. Sağ tarafındaki tabancayı ise düşmana karşı kullanırdı.